RENKLERDEN YARDIM AL MUTLU BİR AİLE TABLOSU ÇİZ
Ailenle aranda aşılmaz uçurumlar olduğunu mu düşünüyorsun? Düşünmek hiçbir şeyi çözmez, bunu biliyorsun! Sen iyisi mi, onlarla iyi geçinmek, aranı iyi tutmak için boyalarını hazırla!
Sana, bir adet A4 beyaz kağıt ile rengarenk boya kalemleri versek ve ''bize ailenin resmini çiz'' desek, ortaya nasıl bir tablo çıkardı? Herkes nasıl görünür, resimde hangi renkler ağır basardı? Maviler, pembeler, kırmızılar mı, yoksa siyahlar, griler, kahveler mi?.. Şimdi gözlerini kapat ve böyle bir resim çizdiğini hayal et. Sonra da bu resmi odanın duvarına as. Peki, karşında görmek istediğin tablo, gerçekten bu mu? Öyleyse sorun yok, ama istediğin daha renkli, sevgi dolu, gülen suratların var olduğu bir tabloysa, gözlerini hemen aç ve bu tabloyu yaratmak için harekete geç.
Aile, yerini tutamaz kimse Annemiz, babamız, kardeşlerimiz... Kopamadığımız parçamız, ailemiz. Ve tabii ki onlarla ilişkilerimiz, arkadaşlarımızla olan ilişkimizden epey farklı. Aynı olmasını da bekleyemeyiz, öyle değil mi? Evde farklı bir rahatlık içindeyiz. Yanlarında yan gelip yatabiliyoruz, yeri geldiğinde lekeli pijamalarla önlerine çıkmaktan çekinmiyoruz, sofra kurallarına uymak zorunda da değiliz... Ama bunun yanında, arkadaşlarımızla paylaştıklarımızı da paylaşamıyoruz her zaman. Örneğin, ilk öpüşmeni kız arkadaşlarına anlatır gibi anne babana anlatman, deveye hendek atlatmak gibi bir şey olabiliyor. Her ne kadar onlardan anlayışlı ve arkadaş gibi davranmalarını beklesek de, kabul etmeli ki bu biraz zor. Yaşları, deneyimleri ve ''anne- baba'' olma kavramı, onlarla ilişkilerimizin farklı olmasını sağlıyor. Ama bu demek değil ki, onlar bizi anlamıyor. Tabii ki anlıyorlar, hem de düşündüğünden çok daha fazla. Ne de olsa, onlar da bu yollardan geçti. Ama yine de, onlarla aynı dili konuşmadığımız zamanlar da olabiliyor, onlar hayatımıza Fransız kalabiliyor! Bu gibi durumlarda, aynı dili konuşmak için yapman gereken, biraz daha duyarlı ve dikkatli olmak, aile tablonuzu renklendirmek için çabalamak. Bu mutlu aile tablosuna özellikle bak hangi renkleri katmalısın... Güven için turuncu Sen hangi mesleği seçeceğim diye kafa yoruyor, belki de birkaç sene sonra iş hayatına atılmayı planlıyorsun. Gel gelelim, ailen sana hala bir çocukmuşsun gibi davranıyor. Neden böyle davranırlar: Bu çok normal, çünkü sen 30 yaşına gelsen de onların küçük çocukları olarak kalacaksın. Anne-baba psikolojisi işte:) Ne yapabilirsin: Sorumluluk almayı öğrenmelisin. Faturaları yatırmak, ev işlerine yardım etmek gibi büyüdüğünü gösteren davranışlarda bulunmak, artık bebeklerle oynama yaşının geçtiğini onlara ispatlaman konusunda sana yardımcı olabilir.
Pozitif enerji için yeşil Ailen arkadaşlarını sevmiyorsa, kötü günler seni bekliyor olabilir. Neden böyle davranırlar: Onlar, arkadaşlarının senin üzerindeki yönlendirici etkilerini biliyorlar. Sigara içen bir arkadaşının seni sigaraya alıştıracağını düşünmeleri, boş bir evham değil. ''Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim'' diye boşuna dememişler. Ne yapabilirsin: Arkadaşını size yemeğe davet ederek, ailenin onu daha yakından tanımasına imkan sağlamalısın. Eğer onu tanıdıkları halde sevmiyorlarsa, bunun nedenini oturup onlarla konuşmalısın. Ailenin haklı olduğu yönler olabilir. Arkadaşının hal ve hareketlerini mantık süzgecinden geçirdikten sonra, onun sana iyi bir arkadaş olacağına gerçekten inanıyorsan, ailene ''bana güveniyorsanız, arkadaş seçimime de güvenmelisiniz'' diyebilir, onlardan arkadaşın adına bir şans isteyebilirsin.
Sakinlik için mavi Annenle kıyafetlerin yüzünden sürekli kavga ediyorsun, çünkü senin giyim tarzını biraz acayip buluyor. Neden böyle davranırlar: Annen senin hakkında endişeleniyor. Giyim tarzınla beraber kişiliğinin de değişeceğini düşünüyor olabilir. Ne yapabilirsin: Annene, giydiklerinin seni yansıttığını, zamanla zevkinin değişebileceğini, ama şu sıralar böyle giyinmekten hoşlandığını söyleyebilirsin. Ayrıca, ''İki kumaş parçasının aramızı açmasına sebep olmayacaksın, değil mi anne'' şeklinde olaya esprili bir şekilde de yaklaşabilirsin. Sen ona karşı ne kadar yumuşak bir tarzda konuşursan, o da sana karşı çok daha anlayışlı olacaktır. Öfkeyi yok etmek için mor Onlarla anlaşmazlığa düştüğünüz durumlarda, söylediğin kelimelere dikkat etmelisin. Bu durumlarda, üzerine mor renk bir şeyler geçirmeyi de ihmal etmemelisin:) Çünkü mor, Reiki'ye göre ailevi sorunların aşılmasında olumlu etkiler yapıyormuş!
''Senin yüzünden'' gibi ''sen'' ile başlayan suçlayıcı cümleler yerine, ''Ben düşünüyorum ki'' ile başlayan kendi hislerini anlatan cümleler kur. Dinle! Senin hayatını mahvetmek istiyorlarmış gibi onları suçlama, aileni biraz anlamaya, bakış açılarını yakalamaya çalış. Kendini tartışmalar sırasında kaybetmen ve bağırıp çağırman hiç hoş olmaz, bu durum işleri daha da zorlaştıracaktır. Eğer sesinin yükseldiğini ve kalbinin daha hızlı attığını fark edersen, ''Özür dilerim, biraz sinirliyim de, birazdan sakinleşirim'' demeyi dene.
Ortamı yumuşatmak için sarı Ailelerin söyledikleri bazı cümleler, aşı oluyormuş hissi yaratabiliyor, insanın canını acıtıyor, uyuşturuyor, tansiyonunu düşürüyor:) Ama sen onlara uygun ve şık yanıtlar verebilirsin. Onlar: ''Para basmıyoruz burada. Bankaya benzer bir yanım mı var?'' Sen: ''Bana para vermenizi beklemiyorum, sadece yapacağım ev işleri ve gelecek başarılarım için kefilsiz kredi istiyorum!'' Onlar: ''Sen kendini Acemi Cadı mı sanıyorsun, bu oda kendi kendine toplanamıyor henüz!'' Sen: ''Ödevlerime konsantre oluyorum şu sıralar, ama merak etmeyin, yapılacaklar listemin ilk sırasında odamı toplamak da var!'' Onlar: ''Gece dışarı çıkmak için henüz çok küçüksün.'' Sen: ''Endişelendiğinizi biliyorum, ama büyüyorum ve artık büyüdüğümü kanıtlamak için sizden bir şans istiyorum.''
Ateşi düşürmek için pembe Nereye gidiyorsun Ne yapacaksın Kimlerle gidiyorsun Ne zaman döneceksin Bu sorular, sanki birileri beynimizi iki elinin arasına alıp sıkıyormuş hissi yaratabilir, ama onları da anlamak ve doğruyu söylemek gerekir. Biz ne sanırız: Bu soruları, fazla meraklı olduklarından, yolumuza engel olmaya çalışma isteklerinden ya da casusluk heveslerinden sorduklarını düşünürüz. Onlar neden söylerler: Oysa onlar, gittiğimiz yerin ne kadar güvenilir olduğunu öğrenmek ve böylece içleri çok daha rahat edeceği için sorarlar. Yani bu sorular, senin eğlenceni bozmak için değil, seni güvende tutmak için aslında. Bu sebeple, onlara yalan söylersen, tehlike baş gösterebilir. Hem gittiğin mekanlarda ciddi bir tehlikeyle karşılaşma durumunda hem de onlara yalan söylediğinin ortaya çıkması gibi bir ihtimalde olay kötü boyutlara varabilir. Dolayısıyla, onlara her zaman doğruyu söylemeye çalışmalı, sık sık telefonla aramalı ve yerini yurdunu bildirmelisin. Cep telefonunu kapatmamalı, şüphe duymalarına imkan vermemelisin. Böylece sana olan güvenleri de kat be kat artacaktır. |
Tarih: , Salı, Nisan 28, 2009 Kategori: RENKLERDEN YARDIM AL MUTLU AİLE TABLOSU ÇİZ |
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı |
|